4 mezhep ne demek?
Dört Mezhep Hakkında Bilgi
İslam dünyasında Sünnilik içerisinde yaygın olarak kabul gören dört ana fıkıh mezhebi bulunmaktadır. Bu mezhepler, Kur'an, Sünnet, İcma ve Kıyas gibi temel kaynaklardan hükümler çıkararak İslam hukukunu (fıkhı) yorumlama ve uygulama biçimlerinde farklılaşırlar. Mezheplerin ortaya çıkışı, İslam toplumunun farklı coğrafyalara yayılması, sosyal ve kültürel yapıların çeşitliliği ve alimlerin farklı metodolojileri benimsemesi gibi çeşitli etkenlere dayanmaktadır. İşte bu dört mezhep:
- Hanefî Mezhebi:
- Kurucusu: İmam-ı Azam Ebu Hanife (699-767)
- Yaygın Olduğu Bölgeler: Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Pakistan, Hindistan'ın bir bölümü, Mısır ve Suriye'nin bazı bölgeleri.
- Özellikleri: Aklı ve istihsanı (bir çözümü daha iyi bulma) ön planda tutar. Şer'i delillerden kıyasa önem verir. İhtiyaç duyulan konularda daha geniş bir bakış açısıyla yorumlar yapabilmesi, Hanefiliği günümüzdeki birçok meseleye çözüm bulmada elverişli kılar.
- Şâfiî Mezhebi:
- Kurucusu: İmam Şâfiî (767-820)
- Yaygın Olduğu Bölgeler: Endonezya, Malezya, Doğu Afrika, Aşağı Mısır, Suriye'nin bir bölümü, Güneydoğu Asya.
- Özellikleri: Sünnet'e büyük önem verir. Kıyası daha sınırlı kullanır ve icmaya büyük değer atfeder. Usûl-i fıkıh ilminin kurucusu olarak kabul edilir.
- Mâlikî Mezhebi:
- Kurucusu: İmam Mâlik (711-795)
- Yaygın Olduğu Bölgeler: Kuzey Afrika (özellikle Cezayir, Fas, Tunus), Sudan, Batı Afrika'nın bazı bölgeleri.
- Özellikleri: Medine halkının uygulamalarına (amel-i Medine) büyük önem verir. Kıyası, Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre daha az kullanır. Maslahat-ı mürsele (kamu yararı) ilkesine önem verir.
- Hanbelî Mezhebi:
- Kurucusu: İmam Ahmed bin Hanbel (780-855)
- Yaygın Olduğu Bölgeler: Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Filistin, Suriye ve Irak'ın bazı bölgeleri.
- Özellikleri: Naslara (Kur'an ve Sünnet'e) en sıkı şekilde bağlı kalmayı esas alır. Kıyası en az kullanan mezheptir. Selefî düşünceye yakınlığı ile bilinir.
Bu dört mezhep, İslam dünyasında yüzyıllardır kabul görmüş ve İslam hukukunun zenginleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Farklı yorum ve uygulamalarıyla İslam toplumlarının çeşitli ihtiyaçlarına cevap vermektedirler. Her mezhep, kendi iç tutarlılığı ve delilleriyle saygı duyulması gereken birer İslamî ilim geleneğidir.